Güneş Işığı (Ultra Viyole Işınları) ve Zararlarından Korunmanın Yolları



yaz-gunes-isinlari-gunes-isigindan-korunma-yollari-uv-isinlari-mor-otesi-isinlardan-korunma-yollari

Hayat kaynağı, ısı, ışık ve enerji kaynağı olan, bir zamanlar adına tapınaklar yapılıp, kurbanlar verilen güneş, son 30-40 yıldır deri üzerindeki olumsuz etkilerinin farkedilmesinden sonra, sakınılması gereken bir güç olarak da gündemde yerini almıştır.

Güneş ışığının deri üzerindeki olumlu etkisi yok denecek kadar azdır. Bazı mikropları öldürmesi, sedef hastalığı gibi bazı hastalıklara iyi gelmesi olumlu etkilerindendir. Fakat en yararlı ve en etkileyici yanı sıcak ve aydınlık yüzüyle verdiği moral etkisidir.

Güneş ışığı içindeki Ultraviyole UV (mor ötesi) ışınları deri üzerindeki zararlı etkilerin sorumlusudur. Bu etkiler beyaz ırk için geçerlidir ve ten rengi açıldıkça zarar oranı artar. Çok açık beyaz tenlilerin güneş ışınlarından daha çabuk ve daha fazla etkilendiğini söyleyebiliriz bu durumda.

Uzun yıllar güneş ışığı altında kalındığında, alınan toplam doza bağlı olarak deride hasar oluşur, incelme, yer yer lekelenmeler görülür ve daha sonra deri (cilt) kanseri oluşur. Bunlar en çok yüz ve dudakta görülür. Aralıklı ve yüksek dozlarda, ani güneş yanıkları ise (özellikle çocukluk yaşlarında daha çok etkilidir) bir başka deri kanserine zemin hazırlar. Deride leke ve ben oluşumu ile bu benlerin bir kısmının kanserleşmesi de söz konusudur. Ayrıca uzun süreli, yüksek doz güneş ışığı, vücudun bağışıklık sistemini de zayıflatır. Fakat, hepsinden daha önemlisi derinin erken yaşlanmasına yol açar. Deri, ince, gevşek, mat, buruşuk, kırış kırış, lekeli ve çabuk zedelenir bir durum alır. Hayatı boyunca her yaz aşırı yanık ten adına günlerce, saatlerce güneş altında kalmış kişilerin, yaşlandıklarında ne kadar çirkin bir cilde/yüze sahip olduklarını siz de fark etmişsinizdir eminim..

Güneşin (Ultra Viyole Işınlarının – UV – Mor Ötesi Işınların) Zararlarından Korunmanın Yolları

1. Güneş ışığından korunma ne kadar erken başlarsa o kadar yararlıdır.

2. Kızarma, su toplama, soyulmalara neden olacak yanıklara hiçbir zaman yol açmayın. Aşırı güneş ışığından uzak durun.

3. Kuru ve sık dokulu giysiler iyi korur. Güneş altında ıslak kıyafetle gezmeyin.

4. Bulutlu havalarda, gölgede, şemsiye veya saçak altında güneş ışınlarının %50’sinden fazlası süzülür, yansır ve yine zararlı etkilerini gösterirler. Kaçabileceğinizi sanmayın 🙂

5. Yüksek yerlerde, denizde, kumda, karada etkilenme daha fazla olur.

6. Yüz ve eller için güneşten korunma yalnız tatilde, plajda değil, gündelik yaşamda, sokağa çıkılırken de yapılmalıdır. Güneş ışıkları her yerde bizi bulur sadece sahilde değil 🙂

7. Güneşin dik olduğu saatlerde güneş altında mayo-bikini ile kalınmamalıdır. Bu saatler, gün ortasının 2 saat öncesi ve sonrası olarak kabul edilir, fakat bölgelere gore değişebilir. Pratik olarak saat 11 ile 15 arası güneşten sakınılması faydalıdır.

Güneşten korunmak için krem veya losyon şeklindeki koruyucu kozmetik ürünler kullanılır. Bunlar, koruma güçlerine göre derecelendirilir ve bu derecelerin adı ”güneşten korunma faktörü”dür (Sun Protecting Factor = SPF) 1’den 100’e kadar değişik güçte koruma faktörlü ürünler bulunmaktadır. Kullanımda en önemli olan nokta, güneş ışığının altına çıkılmadan 20-30 dakika önce koruyucunun sürülmesi ve en az 3 saatte bir yenilenmesidir. Yeni ürünler, belli ölçülerde suya dayanıklı olmakla birlikte, denizde çok uzun süre kalındığında da yenilenmesi gerekmektedir.

Kaynak: sağlık kütüphanesi Düzenleme: kadinsoruyor.abidinderki.com



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir